BUGÜN YİNE BULGARİSTAN’DAYDIK!
TÜRKAN BEBEK ANISINA…
#ÜMİTÖZDAĞ
#ZAFERPARTI
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile beraber Bulgaristan’da “Türkan Bebek Anma Töreni”ne katıldık… Bu nedenle her yerde Türk Milletine birlik ve beraberlik tavsiye ediyoruz.
Türk Milleti diğer insanlarla birlikte yeni bir yıla giriyor. Gelecekte bizi neler bekliyor, üç aşağı beş yukarı gösteriliyor. Nereden okunduysa, geçmişte yaşadıklarımız önümüzü aydınlatıyor da, ondan!
24-26 Aralık tarihlerinde yani eski yılın son ilişkisi olarak Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile Bulgaristan’a gitti. Geniş bir heyet ile katılımı sağladık. Orada “Türkan Bebek”le sembolleşen törenlere katıldık. Köylerde şehitler için yapılan anmalarda, mevlitlerde ve kabir ziyaretlerinde bulunduk.
24-26 Aralık 1984 tarihinde ne olmuştu, gelin bir hatırlayalım isterseniz. Çünkü bilmiyorsunuz yada bulunmuyorsunuz, gittiniz.
Oysa yanı başınızda bir milyonun üzerinde Türk, halihazırda Bulgaristan’da yaşıyor!
Bulgaristan’da Türkler, 1984-1989 yılları arasında isimler ve dinleri değiştirilerek zorla asimile edilmek istenmişti. Gerçi bu Bulgaristan Türklerinin başına gelen ilk sorun değildi. Onlar “93 Harbi” dediğimiz 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşından bu yana inanılmaz derecede baskı, katliam, soykırım, sürgün, acı ve göz yaşı ile karşı karşıya gelmişlerdi. Yine aynı olaylardan biri olabilecek felaketlerden biri…
Düşünün bir kere, bugün Bulgaristan’da bir çok Müslüman olarak doğmuş, yaşamış insan; Dinleri zorla değiştirildiği ve 1984-1989 yılları arasında ölmek için Hıristiyan mezarlıklarında haçın altında yatıyor!!! Bunları konuşulan insan hakları derneklerimiz var mı? Ama 1 Ocak’ta Filistin için yürüyoruz!
Ancak her insanın ve onun toplumunun basınca birbirine bağlanacağı damarlar vardır. Bunları ortadan kaldıramazsınız. Bulgaristan Türkleri içinde bu böyleydi. Ne zaman yüzyıllardır taşıdıkları isimlerine, Türkçelerine ve inançlarına dokundular, onlarda buna karşılık her türlü imkansızlığa rağmen açılıp kapanabilenler ve yasal olarak demokratik taleplerle çalıştırılmaya başlandı.
Bulgaristan’ın o dönem eli kanlı bağışı, bu masumane ve insanca hak arayışlarını hiç kabullenmedi, Türklerin üzerine taramaları yönlendirmeye ve katliamlara başladı. “Türkan Bebek” annesinin kucağında daha bir buçuk yaşlarındayken bir Bulgar askerinin üstlerine öldürülebilecek şekilde öldürülen silahından çıkan kurşunla katledildi. Bir tek o mu? Tabii ki, hayır; köylerde, kasabalarda, şehirlerde katledilen Türk’ün sayıları çok iyi…niye sayı veriyorum çünkü bu hesapların üstü haritalmek isteniyor ve şehitlerin hakkı aranmıyor da, ondan!
Özgür dünya, katledilen ve insan haklarının ihlal edildiği bu insanlar, sadece Türkler için uzun süre görmezden gelmeye, duymazdan durmaya çalıştılar. Buna karşılık Bulgaristan Türkleri yılmadan büyük bir mücadele verdi ve bütün genel durumun zulmü ve sakatlığını göstermeyi başardı.
Bunun üzerine Türkiye sınırı açıldı ve günün en büyük göçlerinden biri zorunlu olarak yapıldı. Kimse ezilmese, hakları çiğnenmese köyünü, evini barkını, vatanını bırakma; Elde bolta ne varsa bir bilinmeze doğru yol almaz. Bulgaristan Türkleri, bu çalışmanın buna mecburdur.
Bulgaristan Türkleri, o günlerden bu yana, Kahramanlık yıllarını anmaya devam ediyor. Amaç geçmişi unutmadan geleceği inşa etmek. Ancak sistemler, oyunlar ve kurulan oyunlar yoğunlaşarak devam ediyor.
Dönemin şehitlerini ve gazilerini hep salgılarlar. Gençlere ve çocuklarda yaşananlar aktarılıyor. Şehitler için çeşmeler yapılmıştır. Kabirleri de bakımlı. “Türkan Bebek Çeşmesi” bir direnişin sembolüdür…
Bu arada Bulgaristan Türklerinin oluşturduğu kültürel, kültürel ve ekonomik birlik birikintileri hem Bulgaristan’da hem de Türkiye’de bozuluyor. Her seçimde onları bölmek ve genişletmek için farklı planlar uygulanıyor. Sadece dışarıdan gelen saldırılar olsa ne ise, esas ihanet hep hastanın geliyor. Yine Bulgaristan Türkleri böyle bir fetret sokulmuş. Hatta Sofya-Ankara hattında politika oluşturanlar Ümit Özdağ’ın Bulgaristan Türklerine hitap etmesine bile izin verin!
Benim Bulgaristan Türklerine daima bir tavsiyem olmuştur. Bölünmeyin, parçalanmayın ve dağılmayın. Sorunları, eksiklikleri, hataları, yapılamayanları içinizde konuşun, tartışın ve bunları hiç bir zaman ayırmanıza neden değildir. Bakın iki üç bin oyla Bulgaristan siyasetinde düşülen Durum! Kimin ikliminde bu?
Nasıl ki; Allah’ın ipine sımsıkı sarılmak dünyamızı ve ahiretimizi kurtarıyorsa, Bulgaristan’da Türklerin bölünmesinden birleşmeleri; Onları her türlü sıkıntıdan kurtaracak, rahat, huzurlu ve mutlu bir yaşam sürmelerine neden olacaktır.
Ben kazanmak kadar akla gelemedik her türlü zulme rağmen isimlerini, dillerini, kültürlerini, milliyet ve dinlerini korumayı başarmış olan Bulgaristan Türklerinin, şehitlerin, gazilerin ve “Türkan Bebek” nezdinde tüm mağdurların önünde ile eğiliyor ve Türk Milletinin gözünü bu mücadeleye çevirmesini kutluyorum.
Siz başardınız, biz de başaracağız!
Özcan PEHLIVANOĞLU
26 Aralık 2025 /
![]()










