YENİ YILA VEFASIZLIK İLE BAŞLAMAK! 

YENİ YILA VEFASIZLIK İLE BAŞLAMAK! 
“Bugün 1 Ocak 2026… İstanbul’da Filistin ve Gazze için yürüyorlar ya onlarca yıldır inim inleyen Rodos ve İstanköy Türkleri ne yapsın? Oniki Adalar’da kendini saklamak zorunda kalan Türkler ne yapsın? Onlar hiç aklınıza gelmez mi? “
Yazmaya devam ediyorum hatta Fethi Gemuhluoğlu gibi “söz orucu” tutayım diyorum ama bir türlü kendime sürekli bu şarkıyı tutamıyorum!
Bu kez sözümü tutamamanın sebebi başta Rodos ve İstanköy olmak üzere Ege Denizindeki Türk adaları ve o adalar üzerinde Türklüklerini muhafaza etmiş veya gizlemiş olanlarla ilgili…
Rodos Adası 1522 yılında fethedilmiştir. Yani 2026 yılı bu fethin 504.yılıdır… Türkiye Türklerinin bu 504 yıl, umuru bile dışında bir kaç istisna gerçekleşmedi. Hâlbuki bu konu bir Avrupa’da bulunabiliyor veya Yunanistan’da bulunuyordu veya ülkelerden kalkardı. Öyle ya, 504 yıl bu!
Hem Rodos ile diğer adaların Türkiye’nin güvenliği ile ilgili olarak yapılması gerekmiyor bile yok… Bu adalar Anadolu’nun kalıntılarının bir parçası!
Türkiye Türkleri bir çok şeyi unuttuğu gibi çok değerli olan Rodos’un fethinin 504 yıllık geçmişini de unuttu. Onların (kimse onları!) bölümlerinde abidik gubidik olarak tanıyabileceğim çok önemli(!) Meseleler vardı. Ama Rodos ve İstanköy ile sadece (diğer adaları saymıyorum bile) o iki adada yaşayan 6000 civarında Türk hiç olmadı! 
Biz bu adaları vatanlaştıralı 500 küsur yıl olmuş ama bu durum bizim umurumuzda bile değil. Benim de umurunda değil ama o 6000 civarındaki Türk’ü önemsediğim için vicdan azabı çekiyorum.
Evet halen Rodos ve İstanköy’de 6000 civarında Türk yaşıyor. Biz bilmesek ve farkında olmasak bile bu insanlar Türk ve Müslüman olarak kalmak için inanılmaz bir mücadele veriyorlar…
1972 yılından beri bu yana okulları kapalı, bir cami dışında ki o da beslenme ve ikindi namazları dışında kapalı bütün camileri kapalı, her türlü insan hakları onların bir parçası, mallarını türlü dalaverelerle ellerinden alıyorlar, vakıf mallarına yurtdışında bulunuyorlar, ecdatlarının mezarlıkları yok ediliyor, sağlık hizmeti almakta zorlanıyorlar ve Türk’üm demeyeler.. Yani Rodos ve İstanköy Türkleri için yaşam da, ölümde!
Hem de bizim haklarını korumak için orada uluslararası anlaşmalar ile belirlenmiş bir başkonsolosluğumuz bile var! Tâbi konsolosluğun kapısı Türklere açıksa! 
Ama bizim için onların bu hali bir şey ifade etmiyor! Yani umurumuzda bile değil… Ancak Türkiye’nin attık mı, mangalda kül bırakmıyoruz! Lafım siyasetle birlikte tüm ürünlerimize…
Rodos’un fethinin 504.yılı’na girerken ve 2025’e girerken onlara büyük bir vefasızlıkların ben dağınıklığındayım ya siz biliyor musunuz?
Siz yılbaşı geceleri eğlenirken, vur patlasın çal oynarken ya da Kudüs’ü kurtarma tiyatralı içinde İslam devleti kurmanın hayallerini kurarken acaba bu 6000 civarındaki Rodos ve İstanköy’lü Müslüman Türk ne yapıyor, nasıl yaşıyor bu geceyi nasıl yapıyorsunuz diye hiç aklınıza geldi mi?
Benim günlerde amma boş hayal! Nereden geleceği aklınıza bu insanlar? Sizlerin kişisel olarak ilgilenecek boş zamanı elbette yoktur!
Ne ise yılın son gecesi ben vefamı gösterdim… Hem onları düşündüm hem bir Türk olarak o toprakları yeniden vatana araştırman ince hesaplarını yeniledim ve hemde imanımın gerekliliği onlar için dualar uyguladım…
Çünkü onlar Türk kalarak bunu biraz hak ediyorlar…
Rodos ve İstanköy Türkleri, sizlerden dünyada kez bir Türk olarak diliyorum… Affedin biziz! Bu fethin 504. yılında, yani 2026’da dünyada yönetilebilmeniz insanlığın zulmünü tüm dünyaya anlatabilmeliyiz… Bakalım yetenekli miyiz? Ama sizde bilin ki, Türkiye’de sizi unutmayan insanlar var… Yılbaşında ruhlarımız sizlerle oldu ve umarım siz de bunu hissedersiniz! 
Merak etmeyin, gelecekteler dünden daha iyi olacak!
Özcan PEHLIVANOĞLU
01 Ocak 2026 / İzmir

Loading

Etiketler :

Halk Kürsüsü

SON HABERLER

BU KANAL BİR HALK KÜRSÜSÜ DERNEĞİ YAYIN MECRAASIDIR.

SON HABERLER

©2026- Halk Kürsüsü

Doç.Dr.Tekin Yeken,1960 Kars. Lisans eğitimi, Yıldız Üniversitesi Kocaeli Jeofizik Mühendisliği’nde, Yüksek Lisans ve Doktora eğitimlerini İstanbul Üniversitesi’nde tamamlamıştır. 1993 yılında ABD-Illinois Institute of Technology -Chicago’da bilimsel çalışmalar amacıyla görevlendirilmiştir. Uygulamalı Jeofizik-Jeoelektrik Yöntemler, Hidrojeofizik araştırmalar, Çevre Jeofiziği ve Deprem Sismolojisi
konularında ulusal ve uluslararası birçok yayınları bulunmaktadır. Evli ve iki kız babasıdır.