KAMERALI DENETİM İHTİYACI

KAMERALI DENETİM İHTİYACI

Duydunuz mu?  “Yönlendirme sınavlarında kamera kaydı zorunlu oluyor.”

Bu haberin devamı şöyle: Bir vatandaş direksiyon sınavına girdi “ilk parkuru başarıyla tamamlamasına rağmen ikinci parkurda ciddi bir hata yapmadığı halde başarısızlık sayıldığı” iddiasında bulundu. Yeniden sınav ücreti ödemek zorunda kalan ve maddi-manevi zarara uğradığını belirten vatandaş sınav değerlendirmelerinin “keyfi ve merceklerden uzak” yaptığını Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurdu.

Kamu Denetçiliği Kurumu, sınav değişiklikleri ve kamu hizmetine sunulan güveni artırmak amacıyla kamera kayıt sisteminin geçilmesi yönünde karar verdi. Kurum tarafından düzenlenen kararda, sınavların kayıt defterinin toplanmasının şu açılardan kritik bir ihtiyaç olduğu vurgulandı:

Keyfi Değerlendirmelerin Önlenmesi : Sınav görevlilerinin önyargılı veya mevzuata aykırı değerlendirme ihtimalinin azaltılması.

Somut Delil İmkânı : Adayların yapacakları itirazlarda ellerinde somut delillerin saklandığının saklanması.

Standardizasyon ve Güvenlik : Sınav sürecinin uygunsuz bir şekilde engellenmesi, idari uygulamalarda standardın bozulması.

KDK’nin bu tavsiye kararı üzerine Millî Eğitim Bakanlığı, yönetmelikte değişiklik yaparak sınav süreci kamera ile kayıt onayı için çalışma başlatıldı.  

Bu habere dikkatinizi çektiyse muhtemelen sizde de getirilmek istenen denetim tarzı hakkında olumlu bir yapı oluşturulmuştur.

Ama kameralı denetim harcaması sınavlarından ibaret midir?  

Diğer kamu hizmetleri için  kameralı denetim hizmetleri yok mu? Yapılırsa böyle bir denetim sonuç verir mi?

Bu kadar güvensizliğin hâkim olduğu bir toplum, kameralar izleyen karar verecekleri kim denetleyecek?  

Daha da önemlisi, neden kameralara günlük bir toplum haline geldik?

Bu soruların cevabını bulmamız gerekmiyor mu?

**********************************

BÜTÜN SINAV, MÜLAKAT VE KAMU HİZMETLERİNDE AYNI İHTİYAÇ VAR

Bugüne kadar bilgilerin kamu hizmetlerinde,

  •  Ön yargılı veya mevzuata aykırı işlemler  yapılıyor,
  •  Buna karşı somut delil sunamadığınız için çaresiz kalmazsınız,
  •  Kamu görevlilerinin uygunsuz şartlara muhatap olabileceği güzel olayların yaşanmış olması gerekir.

Sadece rüşvet oranları değil; iltimas, kayırma, adama göre muamele, saygısız ve kaba davranma, işi yokuşa sürme, bugünün işlerini yarına bırakma, başka birime havale gibi olayların tümünü kastediyorum.    

Sade vatandaşı çileden çıkmış, çaresizlik içinde kalan, “adamını nasıl bulurum?” Kaygısına sokanlar için bir bakımın aranması elbette doğru.   İlk bakışta onu memurun başına bir kamera yerleştiriyor parlak bir fikir gibi görünüyor. Ancak aynı zamanda küçülten bir tablo bu.

****

Daha önce de yazmadan önce, Rahmetli Doğan Cüceloğlu’nun bir anısını tekrar hatırlatayım: Cüceloğlu Amerika’da doktora yaparken sınava girdi, hocalık bilgilerini dağıttıktan sonra “cevapları yazanlar bilgilerini odama yapabilirler” deyip sınıftan ayrılır. Bir Amerikalı arkadaşına şaşkınlık içinde “Hoca bizi yalnız bırakıp neden gitti?” diye sorduğunda alınan cevap tokat gibidir: “Doğan, utanmalısın. Sen doktora öğrencisisin, sana güvenmeyip başına nöbetçi mi dikecektim?”

Biz nöbetçilerin nezaretinde sınavlardan geçmiş bir toplumuz. Ama kopya çekmenin önüne geçilemedi.

Bundan sonra, ilk öğretimden üniversiteye kadar, kameralı salonlarda sınav yapılırsa şaşırmazdık.

Kameralı denetimin (dış denetimin) kısa vadeliki bir caydırıcılığı gücü  güçlüdür. Ama uzun sürede sonuç alınır mi siz karar verin.

Elbette ki sınavda sonuçta hepimizin güveneceği bir dürüstlük içinde olmalılar. Bu karakter ve ahlak içinde davranmalı, öncelikle dürüst olmalı.

Peki oyuncular , hocalar aynı güveni verebiliyorlar mı? Üniversite hocaları arasında intihal (başkalarının liderleri ve akademik blok çalma) vakalarının yüksek olması tesadüf mü? (Araştırmalarda akademik tezlerin yaklaşık üçte birinin intihal olduğu ortaya çıktı.)

Sınav kağıtlarının önyargılı ve kişisel olarak okunduğunun ya da soruların sızdırılmasının önüne geçebildik mi?

Kamu görevlilerimizin  kurallara aykırı veya mevzuata aykırı değerlendirme yapamayacağına güvenebiliyor muyuz?

**********************************

MANEVİ KAMERALAR

İnsanları dürüst davranmaya iten üç temel bilgi vardır: DİN, VİCDAN, HUKUK.

Dini inancı olan ve bu inancının gereğini uygulayan insanlar,  inandığı dinin haram kıldığı kötülükleri yapmaya ve tavsiye eden iyi şeyleri yapmaya çalışırlar. Bu ilkeye uyduklarında, ölümden sonraki hayatta kalanlara, Tanrı tarafından ödüllendirileceklerine, bu ilkeden saptıklarında cezalandırılacaklarına inanırlar. Bu durumda iyi, dürüst, ahlaklı ve suç işlemeyen birer insan olmaya çalışırlar.

Diğer bir toplum kesimi içinde dürüst ve ahlaklı yaşamanın gerektiğine inanır, vicdanları ve kınanması, toplumdan soyutlanma endişesi onları kötü şeylerden uzak tutmaktan kaçınır.

Üçüncü etken ise kanun ve kurallardır. Kanun ve kurallara uymadığında cezalandırılacağını bilen, sadece kanunlara uymayan yasal haklardan tamamından faydalanma imkanını kullanabileceğini düşünen insanların da suç olan eylemlerden kaçınmalarıdır.

Bu üç etkiden en az birini tam olarak hisseden insanlar suç işleyen, dürüst ve ahlaklı birer karakter inşa edebilirler.

Dileğimiz bu üç tür manevi kameranın iç denetimindeki insanların toplumun genelini teşkil etmesidir.

Onun döneminde suçlular, günahkarlar ve ahlaksızlar olmuştur. Ancak günümüzde bu tür insanların çoğalması kameralı denetim gibi bakımlar aramamıza sebep oluyor.

Öncelikle hepimizin içine bu üç manevi kamerayı yerleştirecek eğitim ve yönetim sisteminin eklenmesi gerekiyor. İç denetim en masrafsız ve en etkili denetim aralıklarıdır.

Bunun sağlayacağı güven ortamının sosyal ve ekonomik getirisi rakamlarıyla ifade edilemeyecek kadar büyük.

 

Ruhittin SÖNMEZ

15.01.2026

Loading

Etiketler :

Halk Kürsüsü

SON HABERLER

BU KANAL BİR HALK KÜRSÜSÜ DERNEĞİ YAYIN MECRAASIDIR.

SON HABERLER

©2026- Halk Kürsüsü

Doç.Dr.Tekin Yeken,1960 Kars. Lisans eğitimi, Yıldız Üniversitesi Kocaeli Jeofizik Mühendisliği’nde, Yüksek Lisans ve Doktora eğitimlerini İstanbul Üniversitesi’nde tamamlamıştır. 1993 yılında ABD-Illinois Institute of Technology -Chicago’da bilimsel çalışmalar amacıyla görevlendirilmiştir. Uygulamalı Jeofizik-Jeoelektrik Yöntemler, Hidrojeofizik araştırmalar, Çevre Jeofiziği ve Deprem Sismolojisi
konularında ulusal ve uluslararası birçok yayınları bulunmaktadır. Evli ve iki kız babasıdır.