İRAN ÜZERİNDEKİ BASKILAR VE KUŞATILMIŞ TÜRKİYE

İRAN ÜZERİNDEKİ BASKILAR VE KUŞATILMIŞ TÜRKİYE

İran’da rejimin kötü yönetimi, ambargolar ve kuraklık nedeniyle ortaya çıkan büyük toplumsal huzursuzluk sokaklara taştı. Yapılan protestoların 14. dakikada kaybı 116’ya çıktı. Bu kapsamda ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na (HRANA) protestolar yapılabileceği 2 bin 600’den fazla kişi yaralandı, şu ana kadar 2 bin 638 kişiye de alındığını aktardı.

İran Genel Başsavcısı Muhammed Muvahhidi, savcılara talimatla “kargaşa sunulanlara” yönelik yargıların hızlandırılmasını istedi. Kargaşa yapan tüm başarısız muharebe (savaş) suçu işlemiş sayılacaktır” uyarısı yaptı.

İran Ceza Kanunu’nun 282. maddesinde, “muharebe suçunun” işlendiği idam cezasını öngörülüyor. Ancak aynı maddede, hakimlere sanığa sürgün ya da sağ el ile sol ayaklanmanın kesilmesi gibi alternatif cezaları uygulama yetkisi de tanınıyor.

Olaylar kontrol edilemeyince İran’daki rejimin daha da sertleşeceği görülüyor.   Rejim şiddet sarmalına girerse meşruiyetini kaybetme riski artar ve ABD/İsrail için müdahale gerekçeleri üretmiş olur.

Stratejist Cahit Armağan Dilek, İran’da patlak olayları gösteren, “Bu gelişmeler bölgedeki domino etkisi yaratır. Türkiye için çok tehlikeli bir süreç” diye değerlendirdi.

**********************************

İRAN HAKKINDA

Bu yazıda İran’daki olayların Türkiye üzerindeki etkilerine ağırlık oranları.

Öncelikle İran hakkında şu temel çözüm tespitlerimizi ortaya koyalım:

  •  İran  “Azerbaycan’a karşı Ermenistan’ı zira Türkiye’nin Azerbaycan ve Orta Asya Türk dünyası ile bağ kurmasını istemiyor.”

İran, Türk dünyasında birleşirse Türklerin güçleneceğini biliyor ve bunu yapmak istemiyor. Türkler ile İran aynı dindeydi ama İran din kardeşlerini destekleyeceğine Ermenileri de vardı. İran uzun yıllardır PKK’yı destekledi.

(Filistin’deki örgütler de aynı tutum içinde. Ama Türkiye Gazze konusunda Hamas’ı barındırıyordu. Stratejik olarak doğruyu yapıyor.)

  •  Diğer taraftan İran’ın yaklaşık yarısı Türk . Özellikle İstanbul’dan sonra Tahran ve kalabalık Türk şehridir.

2013 yılında İran seyahatlerimizin sonrasında yazdığım gibi; İranlı Türkler hem Türk hem de İranlı olarak görüyorlar. Türkün da gururu duyuluyor, İran tarihi ve kültürün bir parçası olmaktan da. Kalkışmayı veya belli şehirlerde hakimiyet sağ ve buralarda bağımsız bir devletler vardılar. Çünkü onlar İran’ın aslı sahipleri olarak görüyorlar. Bugünkü Farslar, Araplar, Beluçlar gibi. “Biz bütün İran’da söz sahibi olmalıyız. Ülkenin tamamı için hedeflerimiz olmalı” diyorlar.  

İran’da Şah rejimi varken Türklere çok Acı ve baskı uygulandı. İranlı Türkler yeni bir Şah rejimi istemiyorlar.

Şu anki rejim , Türkler bağımsız devlet talebinde bulunuyor diye, Türkçe konuşan bir Türk Cumhurbaşkanının seçilmesine izin veriyor.

Halen Türklerin yoğun ve hakim olduğu iki önemli şehirde Tahran ve Tebriz’de protesto eylemlerine geniş yerlerde ve kitlesel katılımların görülmediği görülüyor.

**********************************

İRAN’DAKİ OLAYLAR TÜRKİYE’Yİ İLGİLENDİRİYOR

İran rejiminin devrilmesine doğru evrilebilir protestolar  – başta İsrail ve Amerika Birleşik resimleri olmak üzere – bazı ülkeler tarafından sürdürülmek isteniyor. Buna karşılık Çin ve Rusya rejiminin devrilmemesi için her türlü desteği bulacaksınız.

Ancak sürecin nereye devam edeceği kestirmek kolay değil.

İran’da ortaya çıkacak bir iç savaş ve savaş tehdidi Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, “İran’ın   böyle bir durumda içinde tutmuş olduğu çok sayıda dünyada Afgan’ı Türkiye sınırına doğru zorlayacağını görüyoruz” dedi. Gerekli yeterliliklerin alınmasını istedi.

İran’daki olaylar ABD/İsrail’in istediği şekilde gelişirse ; PKK’nın İran kolu PJAK’ın güçleneceği, Suriye’deki SDG/YPG gibi düzenli ordu olan ve İran’ın özerk bir devlet haline getirilmesi öngörülebilir.

Böyle olursa Irak, Suriye, İran ve Türkiye’de kurulması planlanan 4 parçalı Kürdistan hedefi için önemli bir eşik geçilmiş olur.

**********************************

PKK TÜRKİYE’NİN KUŞATILMASINDAN ÇOK MUTLU

Türkiye Irak ve Suriye’de yaşanan gelişmelerle güney cephesinden büyük ölçüde kuşatılmakta.

Kuzeyde Rusya ve Ukrayna savaşının olumsuzlukları iki ülke arasında kalmayı sürdürmeyi en aza indirme çabasındayız. Ancak Rus dronları Türkiye semalarında cirit atıyor. Karadeniz, Türk gemileri için güvenli olmadığı ortaya çıktı.

Batı’da Yunanistan’ın merkez, Ege adaları, Dedeağaç, GKRY’de yaptığı İsrail, Mısır ve Ermenistan’la yaptığı antlaşmalar Türkiye’yi kuşatma çabası olarak önemli. Türkiye Doğu Akdeniz’de ve Mavi Vatan’da nükleer ve hareketsiz hale getirilmekte.

Şimdi İran’da olanlar sadece ülkenin içleriyle dinamik olarak açıklanamayacak bir boyuta evriliyor.

Türkiye ateş çemberiyle kuşatılıyor.

Bu gelişmeler dosta kaygı, düşmana mutluluk veriyor.

****

PKK elebaşlarından Duran Kalkan  Türkiye’nin kuşatılması konusunda olan gelişmelerden oldukça keyifli.

Duran Kalkan, Türkiye ile iyi ilişkilerinin içindeki Libya Genelkurmayının en özellikleriki 3 kişilik uçağın Türkiye’de düş(ürül)mesini hatırlattıktan sonra hücrelerini söylüyor:

“İsrail-Kıbrıs-Yunanistan ilişkileri, Doğu Akdeniz üzerinde hakimiyet ortada. Türkiye Akdeniz’e açılıyordu, Akdeniz’de toplanan şeylerin parıltıyla, hatta petrol aranıyorla övünüyordu. Kayıtlın alanı diyordu. Şimdi neredeyse Akdeniz’e inemeyecek durumda olmak üzere. 

Güneyden kuşatılıyor, Orta Doğu’ya inilemez hale getiriliyor. Kuzeyden kuşatıldı, Karadeniz’e çıkılamaz hale getiriliyor. Yani hızlanma uçakları doluyor, savaş uçakları düşüyor. Türkiye’de düşen Türkiye uçakları. Azerbaycan’da bile bir uçak düştü. Neden kaynaklandığı gizli tutuluyor. 

İran üzerindeki baskıları da Türkiye’nin kendi üzerine almalı.”

Söyleyene değil, söylenen söze ve söylemekten görmek gerek.  Bu nedenle bu kaninin varlığını aktardım.

Bu anlayıştaki düşman bir terör örgütü ile görüşerek, Türkiye’de İÇ CEPHEYİ güçlendireceklerini sananlara duyurur.

 

Ruhittin SÖNMEZ

12.01.2026

Loading

Etiketler :

Halk Kürsüsü

SON HABERLER

BU KANAL BİR HALK KÜRSÜSÜ DERNEĞİ YAYIN MECRAASIDIR.

SON HABERLER

©2026- Halk Kürsüsü

Doç.Dr.Tekin Yeken,1960 Kars. Lisans eğitimi, Yıldız Üniversitesi Kocaeli Jeofizik Mühendisliği’nde, Yüksek Lisans ve Doktora eğitimlerini İstanbul Üniversitesi’nde tamamlamıştır. 1993 yılında ABD-Illinois Institute of Technology -Chicago’da bilimsel çalışmalar amacıyla görevlendirilmiştir. Uygulamalı Jeofizik-Jeoelektrik Yöntemler, Hidrojeofizik araştırmalar, Çevre Jeofiziği ve Deprem Sismolojisi
konularında ulusal ve uluslararası birçok yayınları bulunmaktadır. Evli ve iki kız babasıdır.